Hz. Yakub (a.s) ve Berhetiyye tertibiyle hazırlanan bu özel çalışma, kadim havâs geleneğinde hem gönül huzuru hem de manevî muhafaza niyetiyle taşınan kuvvetli birleşimlerden biri olarak kabul edilir.
Hz. Yakub (a.s)’a nispet edilen mühür; sabır, hasretin sona ermesi, aile içi muhabbet ve kalp huzuru ile anılmıştır. Rivayet olunur ki bu mühür, dağılmış işleri toparlama, kırgınlıkları yumuşatma ve kişinin iç dünyasını sükûnete ulaştırma niyetiyle taşınır. Özellikle ruhsal ağırlık, iç daralması ve sürekli üzüntü hâlinde olan kimselerin bu mührü yanında bulundurmasının faydalı görüldüğü aktarılmıştır.
Berhetiyye ise havâs ilminin en meşhur ve en heybetli isim tertiplerinden biridir. Kadim kaynaklarda korunma, tesir kuvveti, manevi açıklık ve görünmeyen olumsuzluklara karşı muhafaza amacıyla okunmuş ve taşınmıştır. Havâs ehli arasında Berhetiyye tertibinin kişiyi nazar, haset ve kötü niyetli tesirlerden koruyan güçlü bir manevî perde oluşturduğuna inanılır.
Bu iki kuvvet bir araya geldiğinde;
• Nazar ve olumsuz tesirlere karşı korunma
• Ruhsal huzur ve kalp ferahlığı
• Aile içi muhabbet ve yakınlık
• İç sıkıntısı ve vesveseye karşı denge
• Manevî kuvvet ve enerji toparlanması
• Gönül açıklığı ve sükûnet hissi
niyetiyle taşınmaktadır.
Pirinç üzerine işlenen bu özel kolye ucu, geleneksel tertiplere uygun şekilde hazırlanmıştır. Pirinç madeni, kadim uygulamalarda enerjiyi muhafaza eden ve taşıyan kişiyi dengeleyen metaller arasında zikredilmiştir.
Bu çalışma yalnızca estetik bir aksesuar değil; kadim mühürlerin ve manevî tertiplerin bir araya getirildiği özel bir havâs çalışmasıdır.