Âlimler ve havâs ehli arasında kabul görmüş olan şudur ki; Hz. Süleyman (a.s) mühr-i şerîfi, hüküm, tasarruf ve manevî dengeyi temsil eden kadîm bir semboldür. Bu mührü taşıyan kimse hakkında bazı rivayetlerde, “alışılmışın dışında ve sıra dışı hâllerin ortaya çıkabileceği” ifade edilmiştir.
Geleneksel havâs anlayışına göre bu mühr-i şerîf; rızıkta genişlik, belalardan korunma, nazardan muhafaza ve kişide ağırlık, heybet ve vakar hâlinin oluşması niyetiyle kullanılagelmiştir. Taşıyan kişinin bulunduğu ortamlarda daha dikkat çekici, sözünün daha tesirli ve duruşunun daha güçlü olduğu rivayet edilir.
Havâs ilmine göre bu tür mühürler yalnızca bir işaret değildir; aynı zamanda niyet, disiplin ve manevî yöneliş ile birlikte anlam kazanan sembollerdir. Bu sebeple taşıyan kişinin hâli, niyeti ve yaşam düzeni ile birlikte değerlendirilir.
Bazı rivayetlerde bu mührün; kişiyi yalan ve hileli sözlerden koruduğu, karşısındaki kişinin kötü niyetli konuşmalarının ise tesirini yitirdiği ifade edilmiştir.